Hayat üstümüze geldiğinde, yaşamakta, basit yaşamsal faaliyetleri yürütmekte zorlandığımızda neye sıgındığımızı ne gibi çareler bulduğumuzu(aşağı yukarı bunun gibi bişeyi) düşünüp duruyorum hep.
Sırf yaşamış olmak adına yaşayanlar için geçerli olan bi soru bu, yüksek ideallere saplanılsada, biçarelikten yaşamış olmak için yaşamak.Anlamak güç, işte böyle saçma sapan şeyleri düşünüp duruyorum çoğu zaman ve çoğu zaman cevaplar bulmakta mümkün olmuyor.
Ama az önceki soruya kendimce bi cevap buldum; hayat üstümüze üstümüze geldiğinde yaşamayı nasıl başardığımız sorusunun cevabı vazgeçerektir bence.Evet vazgeçerek, şartlar bizi zorladığında bişeylerden vazgeçerek yaşamayı başarıyoruz.Nelerden mi? Kişiliğimizden, ideallerimizden, umutlarımızdan türlü türlü iyilikten güzellikten vageçerek.
Zora düştüğümüzde yalan söyleriz, kalp kırarız, torpil yaptırır, rüşvet veririz, kaba kuvvet kullanır hırsızlık yaparız, tabi kişiden kişiye göre değişir bunlar kimisi yalanı kimisi, kimisi kabalığı kimisi hırsızlığı seçer ama gariban insanoğlu illede bişeyleri seçer yaşamak için, seçmeyen azınlığında azınlığı olan kitleyse sıkışır yaşamla ölüm arasına.
Vazgeçip duruyoruz işte vazgeçip duruyoruz ideallerimizden, aslında insanlığımızdan insanlık onurundan, yapamam güçsüzüm yapamam nidalarıyla öldürürüz o muhteşem idealleri, şovalyelik bizdeki adıyla malkoçoğlu köroğlu bu nidalarla şehit düşer işte her çağda ve dahi her lahza!
Saçmaladım özür dilerim bağışlayın beni bu gün vazgeçmek arzusunda değilim işte bağışlayın beni
Bağışlayın!!!
|
• 2006-04-15 15:39:29 - MERHABA